Türk Destanları
Yaradilis Destani
(Türk Kozmogonisi)
Yer gök hiç bir sey yokken dünya uçsuz bucaksiz sulardan ibaretti. Tanri Ülgen bu uçsuz bucaksiz dünyada durmadan uçuyordu.
Göklerden gelen bir ses Tanri Ülgen’e denizden çikan tasi tutmasini söyledi. Gögün emri ile oturacak yer bulan Tanri Ülgen artik yaratma zamani geldi diye düsünerek söyle dedi.
Bir dünya istiyorum, bir soyla yaratayim Bu dünya nasil olsun, ne boyla yaratayim Bunun çaresi nedir, ne yolla yaratayim Su içinde yasayan Ak Ana, su yüzünde göründü ve Tanri Ülgen’e söyle dedi :
DEVAMINI OKU →
Alp Er Tunga Destani
Sakalar dönemine âit Alp Er Tunga ve su olmak üzere iki destan tesbit edilmistir.
Alp Er Tunga, M.Ö. VII. yüzyilda yasamis kahraman ve çok sevilen bir Saka hükümdaridir.
Alp Er Tunga Orta Asya’daki bütün Türk boylarini birlestirerek hâkimiyeti altina almis daha sonra Kafkaslari asarak Anadolu Suriye ve Misir’i fethetmis ve Saka devletini kurmustur. DEVAMINI OKU →
Şu Destani
Su destani M.Ö. 330-327 yillarindaki olaylarla baglantilidir. Bu tarihlerde Makedonyali Iskender, Iran’i ve Türkistan’i istilâ etmisti. Bu dönemde Saka hükümdarinin adi Su idi. Bu Destan Türklerin Iskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatilmaktadir. Doguya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adiyla anilmalari ile ilgili sebeb açiklayici bir efsane de bu destan içinde yer almaktadir. Kasgarli Mahmud Divan ü Lügat-it Türk’de Iskender’den Zülkarneyn olarak bahsetmektedir. Destanin tesbit edilebilen kisa metni söyle özetlenebilir: DEVAMINI OKU →
Hun-Oguz Destani
Oguz Kagan destani M.Ö. 209-174 tarihleri arasinda hükümdarlik yapmis olan Hun hükümdari Mete’nin hayati etrafinda sekillenmistir. Bütün Türk destanlarinda oldugu gibi bu destanin da ilk sekli günümüze ulasmamistir.
Bugün, elimizde Oguz destaninin üç varyanti bulunmaktadir.
XIII ile XVI yüzyillar arasinda Uygur harfleriyle yazilmis ve islâmiyetten önceki inanci yansitan varyantin ilk örnegi temsil ettigi kabul edilebilir.DEVAMINI OKU →
Göktürk (Bozkurt) Destani
Gök Türk destaninin da bugün birbirinden farkli üç seklini birliyoruz. Ilk ikisinde bize Çin tarihlerini bildiriyor. Üçüncü sekil ise Ergene Kon adini tasimaktadir ve Kun - Oguz destaninin son kismi olarak 13'üncü asirda tesbit edilmis bulunmaktadir. Bu üç sekil sunlardir:
1- Kunlarla ayni soydan olana Türkler Kun ülkesininin simalindeki So ülkesinden çikmislardir. Basbuglari ‘Kapangu’nun on alti kardesi vardi ki bunlardan birsinin anasi bir kurttu. Kurttan dogmus olan ‘I-uhe-ni-suay-tu’ rüzgarlara ve yagmurlara hükmediyordu. Düsmanlari kardeslerini yok ettiler. Fakat o,harikuladelik sayesinde ölümden kurtuldu. Iki zevcesi vardi. Biri yaz Tanrisinin,biri Kis Tanrisinin kizi idi. Bunlardan ikiser oglu olmustu. Millet bu çocuklarin en büyügü olan ‘No-tu-lu-se’yi hükümdar yapti. O zaman ‘Türk’ adini aldi. Bunun on zevcesi vardi. Çocuklarindan her biri analarinin adini almisti. ‘A-hien-se’ bu çocuklardan biri olup anasinin adi olan ‘Kurt=Asena’adini almisti. DEVAMINI OKU →
Ergenekon Destani
Mogol ilinde Oguz Han soyundan il Han’in hükümdarligi sirasinda Tatarlarin hükümdari Sevinç Han Mogol ülkesine savas açti. ilhan’in idaresindeki orduyu Kirgizlar ve diger boylardan da yardim alarak yendi. ilhanin ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalniz il Han’inn küçük oglu Kiyan ve esi ile yegeni Nüküz ile esi kaçip kurtulmayi basardilar. Düsmanin, onlari bulamayacagi bir yere gitmege karar verdiler.DEVAMINI OKU →
Türeyis Destani
Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kizi vardi. Bu bey kizlari ile ancak Tanrilarin evlenebilecegini düsünüyordu. Bu sebeble ülkesinin kuzey tarafinda yüksek bir kule yaptirarak iki güzel kizini Tanrilarla evlenmek üzere buraya yerlestirdi.
Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanri oldugu düsüncesiyle kizlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden dogan Dokuz Oguzlarin sesi kurt sesine benzerdi. Göç Destani Uygurlarin yurdunda “Hulin” isimli bir dag vardi. Bu dagdan Tugla ve Selenge isimli iki irmak çikardi. Bir gece oradaki bir agacin üzerine gökten ilâhi bir isik indi. iki irmak arasinda yasayan halk bunu dikkatle izlediler. Agacin gövdesinde siskinlik olustu, ilâhi isik dokuz ay on gün siskinlik üzerinde durdu. Agacin gövdesi yarildi ve içinden bes çocuk göründü. Bu ülkenin halki bu çocuklari büyüttü. En küçükleri olan Bugu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin halk mutlu oldu. Çok zaman geçti. Yulug Tigin isimli bir prens hükümdar oldu..DEVAMINI OKU →
Göç Destani
Bu destan da bir Uygur destanidir ve daha önce de belirtildigi üzere, Türeyis destaninin tabii bir devami gibidir. Bugün, Orhun nehri kenarinda bir sehir kalintisi ile bir saray yikintisi vardir ki çok eskiden bu sehre Ordu Balik denildigi tahmin edilmektedir. Büyük Uygur Destani’ nin, iste bu sehrin saray yikintisinin önünde bugün dahi görülebilecek sekilde duran abidelerde yazili oldugunu Hüseyin Namik Orkun’ un belirttigine göre bu abideler, Mogol Hani Ögüdey zamaninda Çin’ den getirilen mütehassislarla okutturulup tercüme ettirilmistir.DEVAMINI OKU →
,